Castrol: A Global Brand, Local Silence – A Situation We Could Not Ignore
Merhaba, ben Altan Ak.
Yaşadığım bir olayı sizinle paylaşmak ve uygun görmeniz halinde yayınlanmasını talep etmek istiyorum. Ankara, Türkiye Etimesgut ilçesi Şaşmaz Oto Sanayi’den yazıyorum.ürkiye merkezli Korcan Motorlu Araçlar şirketinin ortaklarından biriyim.
Bu yazının amacı bir markayı hedef göstermek değil; yıllardır güvendiğimiz bir firmadan beklentilerimizi ve yaşadığımız süreci şeffaf bir şekilde paylaşmaktır.2020 yılında şirketimizi kurarken çok bilinçli bir karar verdik. Sadece bir ürünle çalışmak istemedik, güven inşa etmek istedik. Bu nedenle Castrol ile çalışmayı tercih ettik.
Çünkü Castrol yalnızca bir motor yağı markası değil; otomotiv sektörünün en kritik alanlarından birinde, yüksek mühendislik standartlarıyla faaliyet gösteren, küresel ölçekte kendini kanıtlamış bir şirkettir.
Ford ile 100 yılı aşkın mühendislik ortaklığı, Renault, Volvo, Jaguar ve Land Rover ile güçlü iş birlikleri; ayrıca Honda, Nissan, BMW, Mercedes-Benz, Peugeot ve Toyota gibi üreticilerin teknik onay süreçlerinde yer alması bu güvenin en somut göstergelerindendir.Bu nedenle Castrol ile çalışmak bizim için sadece ticari bir karar değil, aynı zamanda kendi kalite anlayışımızın bir yansıması olmuştur.
Ancak yaşadığımız süreç, bu güçlü marka algısıyla ciddi bir çelişki oluşturmuştur.
2024 yılında imzaladığımız anlaşma kapsamında sipariş ettiğimiz ve bedelini ödediğimiz ürünler, yer olmaması nedeniyle geçici olarak distribütör deposunda tutulmuştur. Bu sektör içinde karşılıklı güvene dayalı yaygın bir uygulamadır.
Ancak ihtiyaç duyduğumuzda ürünler tarafımıza teslim edilmemiştir. Süreç aylar boyunca çeşitli gerekçelerle sürekli ertelenmiştir. Biz ise iyi niyetle beklemeye ve çözüm aramaya devam ettik.Sonuç olarak, fiziksel olarak tarafımıza hiç teslim edilmemiş ürünlerin teslim edilmiş gibi gösterildiği bir durumla karşı karşıya kaldık. Konuyu netleştirmek için taşıma ve teslimat belgelerini talep ettiğimizde bu belgeler tarafımıza sunulmamıştır. Ayrıca fiilen yapılmamış bir teşvik ödemesi yapılmış gibi gösterilmiş ve buna ilişkin banka dekontu sözleşmeye eklenmiştir. Banka kayıtlarımızda böyle bir ödemenin gerçekleşmediği açıkça görülmektedir.
Bu durum basit bir ticari anlaşmazlığın ötesinde, ciddi bir sistem ve yönetim sorunu olduğunu düşündürmektedir.
Kasım 2025’te konuyu ilgili kanallara bildirmemize rağmen, Castrol Türkiye’nin o dönemde etkin ve yetkili bir şekilde müdahale etmesi halinde zarar bu kadar büyümeyecekti. Bugün benzer mağduriyetler yaşayan ve toplamda 500.000’den fazla müşteriye hizmet veren başka firmalar da bulunmaktadır. Sessizlik, sorunun büyümesine neden olmuştur.Korcan Motorlu Araçlar olarak son 6 yılda yaklaşık 18.000 müşteriye hizmet verdik. Castrol Türkiye ilk bildirimimizde etkin denetim ve müdahale mekanizmalarını devreye alsaydı, bugün başka mağdurların oluşması da büyük ölçüde engellenebilirdi.
Bu noktada otomotiv üreticilerinin kriz yönetimi yaklaşımını da örnek olarak görmek önemlidir:Toyota, gerekli durumlarda milyonlarca aracı geri çağırarak son kullanıcıyı korur ve marka güvenini güçlendirir.
Lexus, fabrika çıkış yağlama sistemlerini etkileyebilecek tedarik zinciri sorunlarını hızlıca tespit eder ve çözümler.
Volkswagen, motor hasarı riski bulunan durumlarda şeffaf iletişim ve ücretsiz onarım garantileri sağlar.
Ancak biz durumu Castrol Türkiye ve global kanallara bildirdiğimizde herhangi bir geri dönüş alamadık. Bu sessizlik, sorunun yalnızca yerel bir distribütör problemi değil, aynı zamanda denetim ve yönetim eksikliği olabileceğini düşündürmektedir.
Bu noktada şu soruyu sormak kaçınılmaz hale gelmektedir:
Sipariş ettiği ve bedelini ödediği ürünleri teslim alamayan bir işletme, sorumluluk bulamadığında… aynı durum son kullanıcıların başına geldiğinde ne olacaktır? Örneğin motor yağı kaynaklı bir motor arızası veya ciddi bir mekanik hasar oluştuğunda aynı sessizlik devam edecek midir?Yaşananlara rağmen hâlen Castrol ürünlerini kullanmaya devam ediyoruz. Çünkü yıllardır hizmetimizi, kalitemizi ve güvenimizi bu markanın temsil ettiği küresel değerler üzerine inşa ettik. Bu süreç markaya olan bağlılığımızı sınamış olsa da, mühendislik standartlarına ve kalite anlayışına olan inancımız devam etmektedir. Müşterilerimize aynı güven ve kaliteyi Castrol ürünleriyle sunmayı sürdürüyoruz.Bu bir suçlama değildir, ancak görmezden gelinebilecek bir durum da değildir.Amaç, benzer olayların gelecekte yaşanmasını önleyecek daha şeffaf, denetimli ve sorumluluk alan bir yaklaşım çağrısıdır.Çünkü güven sadece ürünle değil, sorunlar ortaya çıktığında nasıl yönetildiğiyle de oluşur.
20 de noviembre de 2025
Opinión espontánea